Leaving Neverland Ne Söylemek İstiyor?

Leaving Neverland’ın ilk gösteriminin yapıldığı Sundance Film Festivalinden beri bir hayli ilgiliye mazhar oldu. Aslında ilk adı duyulduğundan beri merakla, biraz da tedirgin bir bekleyiş vardı. Sundance’de sinema salonlarından belgeselden oluşacak rahatsızlık nedeni ile doktor eşliğinde izledi. Sundance sonrası belgesel HBO tarafından yayınlandı ve oluşan ilk tepkiler aşırı derece abartılı oldu. İzlerken kustuğu söyleyenler, bayılanlar, izlemeye devam edemeyenler. Dört saat süren bu belgeseli izlerken bu kadar aşırı tepkilerim olmadı ama rahatsız olmadım da diyemem. İki saatten oluşan iki bölüm olarak yayınlanan belgeseli çok zamana yaymasam da ilk bölüm ile ikinci bölüm arası günler koydum. Yine izleyen herkes de oluşan diğer bir his olan Michael Jackson davalarına ait ne bulursak okumak, eskiyi didiklemek hastalığı idi, açıkçası bu hastalığa bende kapıldım ve olay ile ilgili ne varsa okumaya başladım.


Leaving Neverland, küçük yaşlarında iki çocuğun yolunun Michael Jackson kesişmelerini ve M.J’nin hayal dünyası olan Neverland’e yolu düşmeleri üzerine. Bu iki çocuğun hikayesinden öte iki ailenin ve bir süper starın hikayesi. Buradan çocukların rolü kendilerine biçileni koymamak oluyor. Belki, artık biri 37 diğer 40 yaşlarında olsalar bile o rolleri hala devam ediyor.

Leaving Neverland, Wade Robson ve James Safechuck’ın Michael Jackson ile aralarında geçen olaylara dayanıyor. Bugün iki yetişkin hatta baba olan bu iki adamın çocukluğuna giderek kronolojik olarak ilerleyerek günümüze geliyor. Belgeselde ayrıca Robson ve Safechuck’in başta anneleri olmak üzere aileleri de dinliyoruz. Hepsi sıra ile kamera karşısına geçiyor ve arşiv görüntüleri üzerine olayı anlatıyorlar. Belgeselin yönetmeni ve yapımcısı ise Amerikalı Dan Reed. Kendisi pedofili üzerine çeşitli çalışmalar yapmış ve hatta bu konuda diziler çekmiş bir adam. Reed, bu iki adamın anlatıklarına inanmış ve bizlerinde inanması için bunları kameraya almış.

Belgeselin ilk bölümü asıl olayların döndüğü bölüm halinde tasarlanmış. Başta da dediğim gibi kronolojik bir yol izlenmek istenmiş. Yaş olarak daha büyük olan James Safechuck ilk söze giren oluyor ve başından geçenleri, Michael Jackson ile tanışmasını, Neverland gitmesini ve istismarı bütün ayrıntısı ile anlatıyor. Safechuck’ın ekranda olduğu anlar belgeselin en etkili ve en vurucu olduğu anlar olarak ortaya çıkıyor. Özellikle Safechuck’in Neverland’de istismara uğradığı yerleri tek tek anlatması, Reed’in bu anlatım üzerine Neverland’in arşiv görüntülerini bindirmesi adete insana acı veriyor ve sarsıyor. Wade Robson, belgeselin zayıf karnı şeklinde. Hiç bir zaman bu kadar sert bir anlatımı olmuyor. Özellikle ikinci bölümde izleyicide oluşan inancıda kırıyor.


James Safechuck, Pepsi reklamı için seçilen bir çocuk. Bu şekilde Michael Jackson ile tanışıyor. Bu danışmadan önce Michael Jackson’ı doğal olarak duymuş ama bir fanlık durumu yok. Ve bu olayların her anında annesi yanında. Safechuck, ile M.J’i arasında ki ilişki başka boyutlara taşınıyor. İlk istismardan sonra duygusal bir hal alıyor. Aralarında evlilik adını koydukları ritüele, mücevherler aldıkları bir oyuna dönüyor. Wade Robson ise bir M.J fanı zaten tanışması da bu tutkunun bir sonucu. İyi bir M.J taklitçisi ve bu sayede Avustralya’dan Santa Monica’ya uzanan bir yolcuğa çıkıyor ve yolu Neverland’den geçiyor. Yine bütün anlarında Robson ailesi de küçük Wade yanında yer alıyor. Wade Robson aslında M.J fanları arasında tanınan bilinen bir kişilik. Michael Jackson için açılan iki taciz davasında M.J lehine ifadeler vermiş, bir çok yerde sorulan taciz sorularına hayır demiş. 2015 yılında ise Michael Jackson aleyhinde tazminat davası açmış fakat bu dava zaman aşımından kabul edilmemiş. Safechuck’in ilişkisi ne kadar duygusal ise Robson’un ilişkisi ise bir o kadar sentetik duruyor. Belgesel boyunca, bu adam çocukluğumun içine etti ve cezasını ödemeli tavrı var. Belki parayı alsa bu belgesel hiçbir zaman olmayacaktı.

Belgeseli izleyen herkese sorulan ilk soru, ikna olup olmadıkları. Ben kendi adıma ikna oldum ama bu durum bütün belgeseli net doğru çıkarmıyor. Cinsel taciz konuları/davaları ispatı çok zor davalar sonuçta. Bütün olan dört duvar arasında ve iki kişi arasında vuku buluyor. Burada tacize uğrayanın beyanı asıldır düsturundan yola çıkıyoruz. Tabi ki bu iki kişi için ve belgesel için bir çok karşı görüş de mevcut. Benim en çok aklıma takılanlar ise özellikle Wade Robson 7 yaşında bir çocuk olarak bu kadar ayrıntıyı çok net hatırlaması. Ayrıca belgesel boyunca bazı tarihsel hataların yapılması kafa karıştıran başka konular. Mesela Safechuck’ın annesinin Michael Jackson ölümü arkasından sevindiğini söylemesi ve bir daha başka çocuklara bunları yapamayacağı için mutlu olduğu söylemesi. Lakin Safechuck’in annesinin James’in taciz edildiği öğrenmesi 2013, Michael Jackson ölümü ise 2009 olması gibi.


Ben kendi adıma Dan Reed çok daha objektif olmasını bekler ve özellikle annelerin durumlarını sorgulardım. 7 yaşında ki bir çocuğu Neverland de hiç tanımadıkları bir adama bırakıp neden 5 günlük Büyük Kanyon gezisine çıkıldığı gibi. Veya yeni tanıdıkları -ne kadar bir Dünya starı da olsa- bir adamın otel odasında 8 yaşında ki çocukları bırakmaları gibi. Olayın hiç bir anında durumdan şüphe duymamaları gibi soruların sorulması isterdim. Reed, bu olayın var olduğu biliyoruz o zaman bunu sorgulamak yersiz, gerçeklik zaten ortada duruyor şeklinde olaya yaklaşmış. Keza bizlerde durumu böyle kabul ediyoruz o zaman anneleri neden izliyoruz. Evet küçük Wade’de James’de suçsuz ama anneler için suçsuz demek insafsızlık oluyor.

Tabi olayın bir diğer tarafı var. Bu taraf tam 10 yıldır ölü, ama dünyanın en değerli ölüsü. Belgeselden sonra bir çok M.J. fanından ve ailesinden karşı savlar geldi. Açıkçası Michael Jackson bu konularla ilk kez anılmıyor. İlk olay 1993 de açılan Jordon Chandler davası. Bu dava mahkeme salonlarına gelmeden davayı açan Jordon’ın babası Evan Chandler’a yapılan yüklü ödeme sonucunda kapandı. İkinci dava ise bundan 10 yıl sonra Gavin Arvizo davası. Yine yolu Neverland geçen bu çocuk da tacize uğradığı gerekçesi ile dava açıyor ve bu sefer dava salonlara taşınıyor. Michael Jackson tutuklanıyor. Belli yaşlarda olanlar M.J’nin ters kelepçe ile karakola girdiği o görüntüyü hatırlar. Dava sonucunda Michael Jackson suçsuz bulunarak berat eder ve bu dava da Wade Robson’da Jackson lehine yeminli ifade verir.

Belgeselin ikinci yarısı Robson ve Safechuck neden bu kadar bekledikleri diğer davalara neden müdahil olmadıkları şeklinde geçiyor. Safechuck olayı anlatmasını iyileşme sürecinin bir sonucu olarak açıklıyor. Robson ise çocuğun doğumundan sonra bunu açıklama, bununla yüzleşme gereği duyduğu açıklıyor. Tabi burada insanları ne kadar kendine inandırıyor o da ayrı bir durum.

Gelelim nasıl soruya bu belgeselin amacı tam olarak ne, bu yapılarak ne amaçlanmış. Dan Reed, HBO veya Robson ve Safechuck neden böyle bir işe girişmiş. Michael Jackson, küçük düşürmek mi -ki o artık bir ölü- artık hiç bir yerde müziğin duyulmamasını sağlamak mı. Tam olarak nedir. Açıkçası ben tam olarak bir kanıya varamadım. Şimdilik her şey yapmış/yapmamış ekseninde dönüyor. Sanat sanatçıdan bağımsız olarak düşünülebilir mi sorunsalı Kevin Spance, Bernardo Bertolucci olaylarında olduğu gibi yine karşımıza çıkıyor. Bazıları ben dinlemeye devam ederim sanat ayrı sanatçı ayrı diyor, kimleri artık benim için Michael Jackson yok, kesinlikle dinlemem diyor. Belki de asıl görmemiz gereken şeyler de böylece gölgelenip gidiyor.