Cage the Elephant: Social Cues

Social Cues, zor günler geçiren Matt Shultz’in acısını, kasvetini, karanlığının bütün izlerini taşıyor ve bu sefer başka bir deneyim sunuyor.


Kentucky çıkışlı rock grubu Cage the Elephant’ın ülkemiz de tam olarak yeri nerede kestirmek zor. Keza en büyük muadilleri olan Arctic Monkeys’in ülkemiz de ciddi bir alıcısı mevcut. Herhalde bizim için “indie rock İngiltere’den alınır” düşüncesi var. Buna mukabil Cage the Elephant ülkesinde rock müzik adına ciddi bir yerde ve yaptıkları da merak konusu.

İlk albümünü 2008 yılında çıkaran grubun, beşinci stüdyo albümü Social Cues yayınlandı. Yedi yılda dört albüm çıkaran, üretken bir grup iken 2015’den sonra albüm yapmalarını baya uzun bir süre kuşkusuz. Bunda en büyük etki grubun solisti –her şeyi– Matt Shultz’un eşinden boşanması. Bu durumun Matt’i çok fazla etkilediğini söyleyen bir dedikodu iken bu albüm ile gerçeğe dönüyor. Social Cues, grubun en iyi işi değil ama Matt Shultz özelinden en kişisel işi denebilir. Bununla birlikte çok fazla üzerinde düşünülmüş hatta robotlaşmış bir albüm.

Albüm ilk şarkısı Broken Boy, kusursuz bir Cage the Elephant şarkısı. Neşeli ve enerjik. 1960’ların rock şarkılarına gidip gelen sade ritimler ile donatılmış. Albümün ikinci parçası olan ve albüme de adını veren Social Cues ile Matt’in kişisel yolculuğu başlıyor. Ünlü olmanın durumlardan söz edip bunu House of Glass ile devam ediyor. House of Glass, kendi gözümde albümün en iyi şarkılarından biri. Biraz ürpertici ve rahatsız edici, havasına teslim olmamak elde değil.

Matt Shultz’un yedi yıllık evliliğin izleri hissettiğimiz şarkılardan biri de What Am I Becoming?. Albümün karanlık ve kasvetli şarkılarından biri. Albümün bitiren ve yıldızı olan şarkı ise Goodbye. Goodbye, Matt’in evliliğine yazdığı bir balad gibi duruyor. Albümün temasını en iyi anlatan şarkı olarak sona konulması şüphesiz tesadüf değil. Bu durum bile albümün ne kadar ince işlendiğin bir sonucu. Night Running, albümün tek düetini içeriyor. Beck ile yapılan düetten çıkan şarkı, oldukça Beckvari. Tokyo Smoke’u da biraz ayırırsak albümün diğer şarkıları kesinlikle kötü değil lakin aman aman da değil. Zaten albümüm en belirgin durumu da bu evet iyi albüm ama Cage the Elephant için ne kadar iyi.

Matt Shultz’un geçmiş albümlerde olan enerjisi, tepinmeleri inişleri-çıkışları bu albümde yok. Alabildiğince kasvet,acı ve karanlık var. Cage the Elephant için bunlara hazır olmayanlar için tam olarak nerede konumlanacağına karar vermek kolay değil. Bunu Matt Shultz kişisel albümü olarak bakmak daha iyi olacaktır. Cage the Elephant’ın dünya rock alemi için vereceği daha çok şey var.